Son yıllarda psikolojik destek arayan birçok kişi için online terapi, terapi sürecine ulaşmanın önemli yollarından biri haline gelmiştir. Özellikle farklı şehirlerde yaşayan, yoğun çalışma temposuna sahip olan ya da bulunduğu yerde bir psikoloğa ulaşmakta zorlanan kişiler için online terapi, psikolojik destek almayı mümkün ve sürdürülebilir hale...
Blog
"Abartıyorsun."
"Öyle bir şey hiç olmadı."
"Çok hassassın."
Bağlanma çoğu zaman "yakınlık ihtiyacı" olarak anlatılır.
Oysa bağlanma, bir ihtiyaçtan çok bir sistemdir.
Tıkınırcasına Yeme (Binge Eating) ve Beynin Ödül Sistemi
Konuştukça açılır insan. Ve bazen çözüm, tam da bu açılmanın içinde kendiliğinden belirir. Psikoterapide konuşmak sadece bir eylem değil, bir anlamlandırma sürecidir. Dil, zihnin kendini kurduğu yer haline gelir. Ve çoğu zaman, kişinin zaten bildiği bir şeyi, sonunda duyduğu bir cümleyle "ilk kez" duyması, işte o 'dank' ediş anı—dönüştürücüdür.
Duygularımı İlk Kez Terapi Odasında Duydum… Ama Bana Ait Olduklarını Terapiden Çıkınca Fark Ettim
Duygular, düşündüğümüzden daha sessiz olabilir.
Çoğu zaman yaşanır ama tanınmazlar.
İçimizde bir yerde hareket ederler ama adları yoktur, anlamları belirsizdir.
Bir boşluk, bir huzursuzluk, ani bir öfke ya da açıklanamayan bir sıkışma olarak kalabilirler.
Psikolojik iyi oluş, insan zihninin en karmaşık ve çok boyutlu hedeflerinden biridir. Tek bir yapı ya da süreçle açıklanamaz. Ancak bazı zihinsel beceriler, iyi oluşa katkı sağlayan temel destekleyici sistemler olarak öne çıkar. Bu yazıda, iki tanesini bir perspektif olarak ele alıyoruz: Duygu düzenleme ve mentalizasyon.
Psikolojik sağlamlığımızı belirleyen en önemli unsurlardan biriyle başlayalım: kendimizle kurduğumuz ilişki. İçsel dünyamızdaki bu ilişkinin niteliği, sadece ruhsal sağlığımıayla kurduğumuz bağları da derinden etkiler. Peki bu ilişki nedir, nasıl oluşur ve duygularımızla nasıl bir etkileşim içindedir?







