Psikoterapiye başvuran danışanların çoğu, yalnızca semptomlarından değil, yaşadıkları içsel dağınıklıktan, yönsüzlükten ya da tekrarlayan çatışmalardan şikâyet eder.
Bu tekrarlar çoğu zaman yüzeyde benzer görünür; ancak altta, benlik yapısında bir organizasyon eksikliği ya da kırılganlık bulunur.
Blog
Bir ilişkide kendini yok sayılmış, tükenmiş ya da hep alttan alan kişi olmuş gibi hissettin mi?
Ya da birine "hayır" dedikten sonra suçluluk duyduğun oldu mu?
Bu tür duygular çoğu zaman ihlal edilen ya da tanımlanamayan psikolojik sınırların sessiz sinyalleridir.
Bir davranışı tekrar etmemek için karar verdiğimiz ama sonra yine aynı döngüye döndüğümüz anlar olmuştur.
"Sadece düşünerek değişemiyorum" dediğimiz, iradenin yetmediği, içgörünün tek başına yeterli olmadığı durumlar.
Bazı insanlar sessizce acı çeker.
Yüzeyde işler yolunda gibi görünse de, içlerinde durmadan tekrarlayan bir ses vardır:
"Yine yetemedin."
"Bu kadar zor olmamalıydı."
"Bir şeyi de doğru yap."
Romantik bir ilişkinin sona ermesi, birey açısından yalnızca kişiler arası bir bağın kopuşu değil; aynı zamanda psikolojik, sosyal ve nörobiyolojik düzeyde çok katmanlı bir yeniden yapılanma sürecidir. Ayrılık, öznel deneyim olarak her bireyde farklı yoğunluk ve biçimlerde yaşanır. Ancak literatür, bu sürecin bazı ortak psikolojik dinamikler...





